Ana Sayfa Haberler 2015 Haberleri Uzun Süren Zorlu Testleri Başariyla Geçtik!

Uzun Süren Zorlu Testleri Başariyla Geçtik!

Uzun Süren Zorlu Testleri Başariyla Geçtik!

Günümüzün vazgeçilmez yaşam kaynaklarından biri olan enerji, insanlar tarafından hemen her alanda kullanılmaktadır. Enerjiye olan ihtiyacın her geçen gün biraz daha artması, insanları farklı enerji kaynakları arayışına yöneltmiştir.

Enerji verimliliğinin artması sonucunda alternatif enerji üretimleri de ortaya çıkmıştır. Alternatif enerji üretimine en güzel örnek Atom Enerjisi olup bu enerji türü nükleer santrallerde üretilmektedir. Nükleer Enerji, günümüz elektrik ihtiyacının yaklaşık % 17’sini karşılamaktadır. Bazı ülkeler enerjilerinin büyük bir kısmını nükleer santraller aracılığıyla üretmektedirler. Örneğin Fransa, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın verilerine göre elektrik enerjisi ihtiyacının % 75’ini, Amerika ise % 15’ini nükleer enerji aracılığıyla karşılamaktadır.

Dünya çapında ise 400’den fazla Nükleer Santral bulunmakta ve bunlardan 100 tanesi Amerika’da yer almaktadır. Nükleer Santraller olası riskleri ile birlikte günümüzde geleneksel Termik Santrallere göre verimlilikleri daha yüksek, çevreye verdikleri zarar bakımından daha güvenli bir hale getirildiler. Nükleer Santraller konusunda dünya uzmanı unvanına sahip olan Rusya’nın, Atom Enerjisi Bilim Enstitüsü’nün ve Rus Bilim Adamlarının atom enerjisi kullanımında katkıları yadsınamaz. Geçmişten günümüze; yapılan atom enerjisi araştırmaları, nükleer santral yatırımları ve Çernobil faciasının Rusya için acı ama bir o kadar da önemli bir tecrübe kaynağı olduğunu belirtmek gerekir. Rusya şu anda devrede olan 10 Nükleer Santrali aracılığıyla yaklaşık 25.242 MW elektrik üretmekte ve bu rakamlar ile elektrik ihtiyacının %18’ini karşılamaktadır. Santrallerden gözünü ayırmayan ROSATOM (Devlet Atom Enerjisi Kuruluşu), 2030 yılına kadar nükleer enerji üretimini 4 kat arttırmayı hedeflemektedir. Dolayısıyla mevcut santrallerin yenilenmesi ve yeni santrallerin inşası planlanıyor. 2011’de Rus Devleti tarafından açıklanan karar gereğince zamanı dolan uranyum çekirdekleri değiştirilecek ve modernizasyon ihtiyacı duyulan Kursk Nükleer Santrali’nin yerine Kursk-2 Santrali inşa edilecek. Kursk-2 Nükleer Santrali Projesi, dört adet enerji ünitesinin inşa edilmesini öngörmektedir. İnşa edilmesi planlanan her ünite, 1,225 GW elektrik üretecek. İlk ünitenin 2020 yılında, diğer üç ünitenin ise 2026 yılında aşamalı olarak devreye sokulması planlanıyor. Kursk-2 Projesi toplamda 200 hektarlık bir alan üzerine yerleştirilecek. Projenin hazırlıklarına 2011 yılında başlayan ROSATOM, ilk ünitenin inşasını; 2015 yılının sonu, 2016 yılının başlarına denk gelecek şekilde başlatmayı planlanıyor.

Meka Beton Santralleri, Rusya Kursk Nükleer Santrali Yapımında Kullanılacak

Projenin ana yüklenicisi NIAEP Şirketi, proje hazırlıkları çerçevesinde standartları yakalayabilecek beton santrali arayışlarını 2013 yılından itibaren sürdürmekteydi. Ciddiyet ve önem gerektiren bu projenin hatalara karşı toleransının sıfır olması ve proje kapsamında özel reçeteli beton üretimine gereksinim duyulması söz konusu olunca; beton santrali tedarikçisinin profesyonel bir firma olması zorunlu hale geldi. Uzun bir rekabet yarışının ardından Meka Beton Santralleri, tüm standartları karşılayabilecek düzeyde teknik alt yapısı, tecrübesi, kusursuz hizmet anlayışı ve bir düzine enerji sektörü referansı ile proje için düzenlenen ihaleye katılma hakkını elde etti. Katılım hakkı ile asıl yarış başladı zira hazırlanacak olan iki adet beton santrali, sıra dışı bir donanım gerektirmekteydi ve bu santrallerin tamamen özel üretim olması gerekiyordu.

Nükleer Santrallerde kullanılacak olan betonun, alışılagelmiş özelliklerinin yanı sıra birincil ve en önemli görevi radyasyon geçirgenliğinin sıfır olması gerekliliğiydi. Betonun aynı zamanda, yüksek dozda radyasyona duyarsız olması ve devasa bir yapının yükünü de taşıyabilmesi gerekmekteydi. Zorlu inşaat koşulları altında üretilecek olan betonun hem hidroliktik hem de ısıya dayanıklı olması şartı ise; santrallerin üretiminde inovasyonun ve yeni teknolojilerin hâkim olmasını sağlamıştır. Beton üretiminde 10’a yakın dolgu malzemesi kullanılırken aynı sayıda çeşitli katkı maddelerinin de kullanılması gerekmekteydi. Kursk-2 Santraline özel ROSATOM ve NIAEP tarafından geliştirilen reçetede, özel radyasyon emici ve radyasyon ışınlarını geçirmeyen dolguların yer alması şartı koşulmuştur.

Meka, bu projenin gelecek nesillere yapılan bir yatırım olması ve insanlığın yararına sunulacak olması dolayısıyla öneminin farkına vararak; bilge kadrosu ile özel istekler doğrultusunda ve uluslararası standartlarda benzeri görülmemiş bir beton santrali geliştirmek için çalışmalarına başladı. Meka, bu doğrultuda mevcut üretim bandında yer alan MB- 120 W ve MB-100 W beton santrallerini temel alarak; bir takım modifikasyon ve ilaveler ile ortaya ROSATOM ve NIAEP’in onayını kazanacak, 2 adet beton santrali geliştirdi.

Söz konusu beton santrallerinin üretiminden önce Meka, konstrüksiyonlarda kullanılmak üzere Yeni Alaşımlı Çelik Ar-Ge’sini yaparak; patentli kuruluşlardan hakkı olan sertifikasını aldı. Meka tarafından projeye özel olarak yeni tip tartım sistemleri de geliştirildi. Testlerini 2014’ün başlarından itibaren sürdüren Meka, aynı yılın sonbaharında müjdeli haberini aldı: ‘‘Meka, Rus Nükleer Santralleri’nin güvenilir ve profesyonel ortağı.’’

Projelerini sadece Rusya’da değil, dünyanın dört bir yanında sürdüren NIAEP, Meka’yı tebrik etmek ve yapılan hazırlık çalışmalarını bizzat yerinde değerlendirmek için Meka’nın merkez ofisine resmi bir ziyarette bulundu. Bu ziyaretin asıl amacı, NIAEP üst düzey yetkilileri ve Meka Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mehmet Kaybal tarafından yapılan anlaşmanın imzalarının atılmasıydı. İmzaların ardından NIAEP üst düzey yetkilileri, Meka’nın yönetim kadrosuyla tanıştı ve Meka’nın üretim alanlarını ziyaret etti.